İş kazaları, sigortalıların işyerinde çalışması esnasında beklenmeksizin meydana gelen ve zarar verme sonuçları olan olaylardır. İş Hukukunu ilgilendiren mevzuatımızda iş kazasının tanımı yapılmamıştır, ancak hangi durumların iş kazası olarak niteleneceği belirtilmiştir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’ nun 13’ ncü maddesine göre iş kazası;”a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, b) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle, c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak iş yeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özre uğratan olaydır.” Bu durumda ilgili kanuna göre, maddenin (b) bendi dışında kazanın yapılan işle ilgisi aranmamaktadır.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’ nun 3 ncü maddesine göre;”İş kazası, işyerinde veya işin yürütümü nedeniyle meydana gelen, ölüme sebebiyet veren veya vücut bütünlüğünü ruhen ya da bedenen engelli hale getiren olaydır” Bu tanım, hem bireysel İş Kazası tanımından ve hem de sosyal güvenlik hukuku anlamındaki İş Kazası tanımından farklılık göstermektedir. Buradaki tanıma göre, işin yürütümünden kaynaklanan kazaların yanında işyerinde meydana gelen kazalarda İş Kazası olarak kabul edilmektedir.
Uluslar arası Çalışma Teşkilatı (İLO) kazayı;” Belirli bir zarar ya da yaralanmaya neden olan beklenmeyen, önceden planlanmayan bir olay” olarak tanımlamaktadır.
Güncel olması nedeniyle, “Pandemi Hastanelerinde görev yaparken, Covid-19 tanısı alan sağlık çalışanları için, “İş Kazası Bildirimi” yapılması, bu tanının muhatabı olan sağlık çalışanının sağlık hizmeti sunucularına başvurusunda “Medula” üzerinden “İş Kazası Provizyonu” alması mevzuata ve hukuka uygun olabilir. Dönemin ehemmiyetine binaen, Aile,Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İş Sağlığı ve İş Güvenliği Genel Müdürlüğü Mevzuat İşleri Daire Başkanlığı, bu konuda ivedi olarak bağlayıcı bir karar sağlayacak görüş belirtmelidir. Bu görüşün kapsamında Pandemi Hastanesi olarak ön görülen hastanelerin Risk Analizlerinin bu anlamda hazırlanarak “Resmi Risk Analizi ve Risk Değerlendirmesi Raporu’ nu kapsaması ve bunun yönetmelik haline getirilmesini sağlaması öncelikli bir konudur.
Sosyal Güvenlik Hakkı, temel insan haklarından olup Anayasa’ da ve Uluslar arası Sözleşmelerde teminat altına alınmıştır. 5510 sayılı Kanun’ un 14 ncü maddesine göre; “ Meslek hastalığı, sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici ve sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal özürlülük halleridir. Meslek Hastalığı’ nın nedeni yani etyolojik faktörü işyerindedir ve bu hastalıkların, iş yerindeki etmenlerle aralarında zorunlu nedensellik bağı var olduğundan mesleki kümelenme gösterirler. Bu yüzden Covid-19 hastalığının toplumsal yapısı nedeniyle, sağlık çalışanları için meslek hastalığı olarak değil, iş kazası olarak değerlendirilmesi daha mümkündür.
” Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından ;” Sağlık, sadece hastalık ya da sakatlığın olmaması değil, fiziksel-ruhsal ve sosyal olarak tam bir iyilik hali içerisinde olmak” olarak tanımlanmaktadır. Bu çerçevede, iş kazasının daha dar, meslek hastalığının daha geniş yorumlanması gerekir.
İşyerlerinde ve konumuz olan sağlık birimlerinde, meslek hastalıkları ve iş kazalarının araştırılması, izlenmesi, şüpheli durumlarda ilgili birimlere yani sağlık kuruluşlarına gönderilmesi işyeri hekimi’ nin, başlıca görevidir. İSG Kanunu’ nun 14 ncü maddesine göre, “İşveren, iş kazası ve meslek hastalıklarını aşağıdaki hallerde belirtilen sürede, iş kazalarını kazadan sonraki üç iş günü içinde, sağlık hizmeti sunucuları veya iş hekimi tarafından kendisine bildirilen meslek hastalıklarını, öğrendiği tarihten itibaren üç iş günü içinde Sosyal Güvenlik Kurumu’ na bildirir.” Şartları varsa, tespit edilen kaza veya hastalığın sonucunda, tazminat, iş göremezlik ödentisi, işyerine yaptırım ve cezai sorumluluk yükler.
Esasen iş kazası ve mesleki hastalığın ayırımı, işyerinin ve sağlık biriminin İş Riski Analiz ve Değerlendirmeleri sonucu alınan önlemlerin uygulanma hassasiyetine göre, değerlendirilecek
semptom ve bulgular, maruziyet öyküsü ve laboratuar bulguları ile tespit edilecek tanı sonucu belirlenecektir. Hukuki değerlendirmede, bu değerler ve bilirkişi raporu karara esas olacaktır.
İv Kazaları ve Meslek Hastalıkları, iki kurum tarafından soruşturulur. İşverenler tarafından Sosyal Güvenlik Kurumu’ na ve ilgili Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü’ ne bildirimde bulunulması neticesinde, eğer bir rahatsızlık, iş göremezlik ya da ölüm meydana gelmişse, söz konusu olay Sosyal Güvenlik Kurumu adına Sosyal Güvenlik Kurumu Müfettişleri ve Çalışma Bakanlığı İş Müfettişlerince soruşturulur. Bu soruşturmalarda, iş kazası ya da meslek hastalığının meydana gelmesinde, ve bu ayırımın yapılmasında, sigortalı işçinin, işverenin, ya da üçüncü kişilerin sorumluluğu, illiyet bağları belirlenir. Tıbbi raporlar yanında, İşyerinin İş sağlığı ve İş Güvenliği şartları ve belgeleri Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulunca tespit ile değerlendirilmek zorundadır.
Nihayette Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’ nun değerlendirmesi sonucu her olayın özelliğine göre, iş kazası ya da meslek hastalığı tanımlanacaktır. 07.04.2020
(Kaynak: 1. İş Mevzuatları ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü Meslek Hastalıkları ve İşle İlgili Hastalıklar Tanı Rehberi. İSGİP.)
Alpertıunga Budak
Avukat
Alpertunga Budak Hukuk & Danışmanlık Bürosu

