BOŞANMA DAVASI, TAZMİNATLAR VE FERAGAT

BOŞANMA , AYRILIK  İLE  NAFAKA VE İLGİLİ MÜEYYİDELER;

Türk Medeni Kanunu’ nda boşanma sebepleri, genel ve özel olarak ikiye ayrılmaktadır. Genel boşanma sebebi, evlilik birliğinin temelden sarsılması olup eski kanunda buna şiddetli geçimsizlik denirdi. Özel boşanma sebepleri ise zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk, akıl hastalığı nedeniyle boşanmadır. Çekişmeli boşanma davası açacak olan kişi, yalnızca kanunda belirtilen boşanma nedenlerinden birisine dayandırarak boşanma davası açabilir.

Yargıtay İçtihat Metni; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38’ nci Hıukuk Dairesinin verdiği karar ve temyizi sonucunda; “Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen hüküm, davacı kadın tarafından; reddedilen tazminat ve yoksulluk nafakası talepleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü; Davacı kadın tarafından açılan boşanma davasının yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesi tarafından davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, kadın yararına 10.000 Tl. maddi ve 10.000 Tl. manevi tazminata, aylık 200 Tl tedbir ve aylık 250 Tl yoksulluk nafakasına, velayeti anneye verilen ortak çocuk yararına aylık 200 Tl tedbir ve iştirak nafakasına hükmedilmiş, davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar ve yoksulluk nafakası yönünden istinaf talebinde bulunulması üzerine bölge adliye mahkemesi kadının dava dilekçesinde yoksulluk nafakası ve tazminat taleplerinden feragat ettiği gerekçesiyle kadının yoksulluk nafakası ile tazminat taleplerinin reddine karar vermiş, erkeğin sair istinaf taleplerini reddetmiş, bölge adliye mahkemesi hükmü reddedilen tazminat ve yoksulluk nafakası talepleri yönünden davacı kadın tarafından temyiz edilmiştir.Davadan veya ferilerinden feragat beyanının kesin ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde açık olması lazımdır. Davacı kadının dava dilekçesindeki “kendisi için herhangi bir şey istemediğine” dair beyanı soyut ve genel nitelikte olup somut olarak herhangi bir haktan vazgeçtiği belirli değildir. Davacı kadının maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası istemediğine dair açık bir beyanı bulunmamaktadır. Bu nedenle ortada geçerli bir feragat beyanının bulunduğundan söz etmek mümkün değildir. Davacı kadın usulüne uygun olarak sunmuş olduğu ıslah dilekçesiyle maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası talebinde bulunmuştur. O halde davalı erkeğin, kadın yararına hükmolunan tazminatlara ve yoksulluk nafakasına ilişkin istinaf taleplerinin esasına girilerek sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

Sonuç; Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple temyiz edilen bölge adliye mahkemesi kararının “bozulmasına” temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oy birliğiyle karar verildi. (26.12.2019 T ;Y. 2. HD; 2019/6126 E., 2019/12836 K.)

İçtihat Metni; “Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonucunda mahalli aile mahkemesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından tazminat ve nafaka miktarları ile kişisel ilişki yönünden; davalı erkek tarafından ise kararın tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünldü; 1. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2. Davacı kadının sigortalı işte çalıştığı, düzenli ve sürekli gelirinin olduğu boşanmakla yoksulluğa düşmeyeceği anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanunu’ nun 175’ nci maddesi şartları oluşmamıştır. Yoksulluk nafakası talebinin reddi gerekirken yazılı olduğu şekilde kabulü doğru görülmemiştir. 3. 06.04.2015 doğumlu küçük…,ile baba arasında kurulan kişisel ilişki uzun olup küçüğün yaşı itibarıyla bedeni ve fikri gelişimini olumsuz yönde etkileyebileceğinden, daha uygun sürelerle kişisel ilişki tesisi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır. 4. Tarafların tepit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, paranın alım gücüne, kişilik haklarına, özellikle aile bütünlüğüne yapılan saldırının ağırlığına, manevi tazminat isteyenin boşanmaya yol açan olaylarda ağır ya da eşit kusurlu olmadığı anlaşılmasına nazaran davacı kadın yararına hükmolunan manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanunu’ nun 4’ ncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile, Türk Borçlar Kanunu’ nun 50 ve 51’ nci maddeleri nazara alınarak daha uygun miktarda manevi tazminat ( TMK m.174/2) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. Sonuç; Temyiz edilen hükmün 2.,3 ve 4 ncü bentlerde gösterilen sebeplerle bozulmasına, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1 nci bentte gösterilen sebeple onanmasına, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. (Y. 2HD, 26.06.2018 T; 2016/20823 E,; 2018/8073 K.)

 

Not: Evlenmeden  önce edinilen mallar kişisel maldır. Evlilik birliği içinde çekingeleri gidermek için mal ayrılığı rejimine geçmek gerekir. / Evlilik devam ederken de, eviyle ilgilenmeyen eşe nafaka davası açılarak nafaka talep edilebilir. / Boşandıktan sonra eğer eşler anlaşamamışsa, hakim “çocukla şahsi münasebet tesis” adı altında mesela yılda bir ay okul tatil olduğu dönemlerde temmuz veya ağustos aylarında bir ay, dini bayramların 2 veya 3 ncü günü , hafta sonları ise cumartesi veya Pazar sabah saat 09:00, akşam 21:00 gibi muhtemelen, bu bab’ da velayeti alamayan eş lehine bir karar verir. / Geliri olmayan ve zorunlu askerlik görevine giden kişi nafakadan sorumlu tutulamaz. / Sigortalı ve sürekli iş yoksulluk nafakasına engel olabilir. / Eş boşanma davası açmışsa ve diğer eş de tehdit vesair nedenlerle savcılığa suç duyurusunda bulunmuşsa yani soruşturma dosyası varsa, bu soruşturma dosyası eğer usul kurallarına uygun olarak boşanma davası görülen mahkemeye delil olarak bildirilmişse bu boşanma davasında etkili olur. Ayrıca boşanma davasını açmış olan eşe karşı dava açılarak tazminat ve diğer haklara ilişkin taleplerde bulunmak gerekir. / Boşanma davaları çok teferruatlı teknik davalardır bu yüzden avukat desteği elzem olabilir. / Boşanma davasında bir şey istememek feragat sayılmaz. / Evlilik sırasında geçirdiği rahatsızlık sonrasında görme engelli duruma düşen kadın eş ile ilgilenmeme kişilik haklarına saldırı anlamındadır. Evlilik birliğinin temelinden sarsılması addedilen benzer durumlarda manevi tazminat talep eden kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı somut durumda sabittir, tazminata hükmedilir. ( Y.2.HD; 2019/3720 E, 2019/11512 K.)/ Erkek cezaevinde bile olsa nafaka sorumluluğu devam eder. / Tarafların tanıkları duruşmada hazır etmeleri istenemez. Bu mahkemenin görevidir. / Erkeğin çalışması için kadına baskı yapması tazminat gerektirmez.(Y.2.HD; 2015/19088 E; 2016/11338 K;  08.06.2016 T.)

Alpertunga Budak
Avukat
Alpertunga Budak Hukuk & Danışmanlık Bürosu

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir