TİCARİ İŞLETME VE TACİR HAKKINDA KISA HUKUKİ BİLGİLER

Ticari İşletme; 6012 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ nun 11’ nci maddesine göre;”Ticari İşletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde geliri sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir.”

Tacir, ticaret ünvanı kullanmak zorundadır. Esnaf ticaret ünvanı kullanamaz. Gerçek kişi tacirin ticaret ünvanının çekirdek kısmı kişinin kısaltılmadan yazılacak ad ve soyadından ibarettir.

İşletme adı, işletmeyi diğer işletmelerden ayırt etmeye yarar. Tacir de esnaf da, isteğe bağlı olarak kullanabilir, esnaf odasına kayıt olunurken zorunludur. Tescil edilen işletme adı ve ticaret ünvanı  yurt çapında korunacaktır.

Marka ise belirli mal ve hizmetleri diğerlerinden ayırt etmeye yarayan şekil, renk, harf,sözcük ve rakamdır. Türk Patent ve Marka Kurumu bünyesindeki marka siciline tescil olunur. Korunma süresi 10 yıldır. 10 yıl dolduktan sonra 6 ay içinde yenilenmeyen marka üzerindeki hak sona erer. Markalar, ticari işletme ile birlikte veya tek başına devredilebilir, rehnedilebilir, haczedilebilir, lisansa konu oluşturur.

Türk Ticaret Kanunu’ nun 1463/II’  nci maddesine dayanılarak kabul edilen kararnameye göre, parasal limitleri aşan faaliyet hacmi, ticari işletme niteliği kazanma kriteridir. Değerlendirilen mal varlığı unsurları, maddi ve gayri maddi unsurlardır.

Goodwill; Peştamaliye olarak da dlandırılır. Ticari işletmenin sevk ve yönetiminin müşteri çevresinden gördüğü rağbet olarak tanımlanır. İşletmenin gayri maddi mal varlıklarındandır.

Know-how; Teknik-ticari bilgi ve tecrübe birikimidir. İşletmenin gayri maddi malvarlığı unsurlarındandır.

Tacir; sorumluluğunu (hukuki olarak) işletmenin mal varlığı ile sınırlama imkanına sahip bulunmamaktadır.

Her ticari işletmenin bir merkezi bulunması gerekir. (TTK.,m.42/1) Her tacir, ticari işletmesinin açıldığı günden itibaren 15 gün içinde belli hususları, işletme merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline tescil ve ilan ettirmekle yükümlüdür.

Ticari işletmenin devri halinde, bu devrin kapsamına işletmenin bir parçası olan, “şube “ de girer. Usul hukukunda, şube aracılığıyla yapılan işlemlerden dolayı merkezin yanı sıra şubenin bulunduğu yerde de dava açılmasına izin verilmiştir. (HMK m.14)

İşletmenin aktif ve pasifiyle devri Türk Borçlar Kanunu’ nun 202’ nci maddesinde” Bir malvarlığını veya bir işletmeyi aktif ve pasifleri ile birlikte devralan, bunu alacaklılara bildirdiği veya ticari işletmeler için Ticaret Sicili Gazete’ sinde, diğerleri için Türkiye genelinde dağıtımı yapılan gazetelerden birinde yayımlanacak ilanla duyurduğu tarihten başlayarak, onlarakarşı malvarlığındaki veya işletmedeki borçlardan sorumlu olur. Bununla birlikte, iki yıl süreyle önceki borçlu dadevralanla birlikte müteselsil borçlu olarak sorumlu kalır. Bu süre, muaccel borçlar için, bildirme ve duyuru tarihinden; daha sonra muaccel olacak borçlar için ise, muacceliyet tarihinden işlemeye başlar. Borçların bu yoldan üstlenilmesinin sonuçları, dış üstlenme sözleşmesinden doğan sonuçlarla özdeştir. Bildirme veya ilamla duyurma yükümlülüğü devralan tarafından yerine getirilmedikçe, ikinci fıkrada öngörülen iki yıllık süre işlemeye başlamaz,” der. Türk Borçlar Kanunu’ nun 203’ ncü maddesinde ise;”Bir işletme, başka bir işletme ile aktif ve pasiflerin karşılıklı olarak devralınması ya da birinin diğerine katılması yoluyla birleştirilirse, her iki işletmenin alacaklıları, bir malvarlığının devralınmasından doğan haklara sahip olup, bütün alacaklarını yeni işletmeden alabilirler. Bir tek kişiye ait olup da, kolektif veya komandit ortaklık haline dönüştürülen bir işletmenin borçları hakkında da aynı hüküm uygulanır,”demektedir.

Tacir, ticari defter tutmalıdır. Yeni kanun Uluslararası Finansal Pazarlama Sistemi  ile ticari defter tutma zorunlu hale gelmiştir. Defterlerin delil olarak kullanılabilmesi için iki tarafın da tacir olması gerekir.

Ticari bir uyuşmazlık söz konusu olduğu takdirde, dava konusu şeyin mıktar ve değerine bakılmaksızın o davaya asliye ticaret mahkemeleri bakmakla görevlidir.

Ticari temsilci, özel yetkisi olmadan da tacir adına kambiyo taahhüdünde bulunabilir. (Ticri vekilde özel yetki gerekir, acente bunu yapamaz) şube açabilir. Ticari temsilci, işletme ile ilgili uyuşmazlıklarda taciri mahkemede temsil yetkisine sahiptir, ticari vekil atayabilir, ödünç alıp verebilir, işçi alıp çıkarabilir, hammadde satın alabilir, taşınmaz satın alabilir. Ticari temsilcinin temsil yetkisi, birlikte imza ve belirli şube işleriyle sınırlandırılabilir. Bu sınırlandırılmanın geçerli olabilmesi için tescil ve ilan şarttır. ( Kurucu etkiye sahiptir.)

Ticari İşletmelerle ilgili; 6012 sayılı Türk Ticaret Kanunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 2577 sayılı İdari Yargılama Kanunu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, hüküm ihtiva etmektedir. Faiz KAunu, Ticari İşletme Rehin Kanunu, Sermaye Piyasası Kanunu, Bankacılık Kanunu, Sigortacılık Kanunu, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ilgili özel kanunlardır.

Alpertunga Budak
Avukat
Alpertunga Budak Hukuk & Danışmanlık Bürosu